Bir Şehit Ailesi Mektubu da biz yayınlayalım

Isim: Şiyar
Email: .........
Konu: aydın olma sorumluluğu
SİRAC ABİ MERHABA.Yazılarınızı okuyorum."Satranç" kitabınızı bir solukta okudum dayanılmaz acılar karşısındaki insan azminin zirvesi diyebileceðimiz bir tatla Kürt halkına armağan edişini selamlıyorum.Sirac abi içinde bulunduğumuz bu günler bir kabus gibi her bireyin üstüne çökmüş bulunmaktadır.Deyim yerindeyse çıkmazdayız. Lakin senin gibi aydınların oluşundan dolayı bir nebze olsada soluklanıyoruz açıkçası. Sürece karşı alternatif üretmeme hastalığı BİZ KUZEYLİ KÜRTLERE MUSALAT OLMUŞ. Kürt halkı için kim mücadele ederse beni yanında bulur demişsin. (Peki) Sirac abi ya Kürt Halkı'nın aleyhine çalışan güçlere karşı ne yapmalıyız? Elbetteki soru zaten eşkeredir ama iç bünyemizde bir ur gibi kemirecek olanlara ne demeliyiz be abi! Kürt Halkı'nın mükadderatı bir kişinin dudakları arasına hapis olacak kadar olabilir mi abi? Siz değerli aydınlarımızın sürece müdahale etmelerini beklemek en doğal hakımızdır diye düşünüyorum. Kadim kürt halkı bu kan deryasında çok çekti bunu en iyi siz aydınlarımız biliyor. Maalsef bu gün tam tersi gidişat söz konusudur, insanın evladını kendi eliyle boğmasına benzeyen bir süreç yaşıyoruz.Vicdanlar sızlıyor bu tablo karşısında. Hala tek kişi sultası sonucu Tüm kurumlarımız iç boğuşmayla yüz yüzedirler.Anlıyorum tek kişi sultası kuruldu mu yıkılması zor, ama tarih aydınlar, yüz akı olan sorumluluklarıyla aydınlığa, selamete ulaşmışlardır bedel ağır olsa da bu yapıyla gelmiştir. Sirac abi affına sığınıyorum bir Kürt Genci olarak içimden geldiği gibi yazmak istedim. Mücadale sürecinde ailece çok bedel ödemişliğimiz herkes kadar var. Gözüm arkada değil, ama bu gidişatın NEREYE VARACAĞINI DA AZ BUZ KESTİRİYORUM. Abi duygusallık anlamında söylemek istemiyorum. Tüm aile bireylerim saldırıya uğradılar on bir yaşındaki gazete dağıtımcısı kardeşim bile satırlı saldırıya uğradı. Daha sonra şehit düştü. Abi kardeş olmak üzere iki can (verdik). İçim sızlıyor bu günkü tabloya baktığımda. Bu kahramanlar ne için öldüler diye kafamı kemiriyorum açıkça. Kürt ulusu layıktır her tür bedele. Bu bedeli de ödedik ve öderiz. Ama demokratik cumhuriyet denilen garebeti anlamak zor. Hele o ekolojik toplum denilen safsata ise canımızı çok sıkıyor. Daha önce dünyanın gündeminde yer alıyorken şimdi ise tersi oluyor. Sebebi malumdur hepimizce. Cevap verirsen çok sevinirim abi. Uzun ömür diliyorum.Yaşar Kaya abiye allahtan şifa diliyorum. Gözümüzün bebekleri gibisiniz emin olun. Sevgi selamlarımla.
Şiyar
................
Ülkeden gönderilen yukarıdaki mektubu okurken bana yönelik sitayiş dolu sözleri unutun ve Şiyar'ı özde anlamaya çalışın. Özgür Politika'da yayınlanan "şehit ailesi mektubu"nun bir alternatifidir Şiyar'ın mektubu. İkisini de anlamak lazım. ÖP'de yayınlanan mektupta PKK Hareketi'ni yıkmaya çalışan "muhalefet"e karşı korku dolu bir tepki var. Sürece hiç sorgulamadan, "Lider ne yapıyorsa doğru yapıyordur" mantığı sahip çıkıyor. Özde Kürt Halkı'nın güçlü bir birliğe olan hasretini ve emeğe, sadece Sn Öcalan'a ipotek edilmiş bir emeğe saygı daveti var. Şehit vermiş bir aile ve o şehadete giden "Bağımsız Kürdistan" çağrısı mektup sahibinin beynini hep zonklatıyor.. Etrafını, partinin politikasının tümden değiştiğini, artık "kazanım" denilen şeylerin tahribine gidilmekte olduğunu görecek durumda değil. Sanki bu organizasyon emir-komuta zincirini kırarsa şehit kanı boşa gidecek gibi bir his var. Yani engin bir şekilde şehide sahip çıkış var, ama şaşkın..
Şiyar'da ise dünü yaşamak değil, günü analiz ederek yarını görme eğilimi var. İleri. ÖP'deki mektup sahibi dünü yaşatmaya çalışıyor, ama dün kalmamış.. Şiyar'da ise şehit kanının boşa gitmemesi için çaba önerisi var. Dikta eğilimli zatın Kürdistan'ı sürüklediği dağılma sürecine dikkat çekiyor ve kahroluyor. Müdahale istiyor, ama sessiz bir duvar gibi Kürt Yurtseverleri.. Eleştiri bol, eylemli olarak süreci aşma teşebbüsü neredeyse sıfır. Şiyar bundan dolayı isyan halinde.. Soruyor, haykırıyor; "nerdesiniz ey onbir yaşındaki gazete dağıtıcısı şehit düştüğünde ayağa kalkanlar!" "Nerdesiniz, şimdi onu unutturmaya çalışanların demagojik dünyayı değiştirme palavraları yükselirken!" "Ülkeye, şehitlerime, şehitlerimize sahip çıkmak için daha ne kadar bekleyeceksiniz?"..
Evet Sn Şiyar
Aydınlar, yazarlar, politikacılar ve uyumaya devam eden kitleler tümü suçlu.. Bana övgü düzüyorsun, oysa ben kendime yönelik olarak, eskiden zevk-ü safa içindeyken sonradan hidayete erip ululaşan İslam Büyüğü Bışr- Hafi ile aynı şeyleri söylemek durumdayım.. Bilen bilir, Bışr, hidayete erdikten sonra hergün büyük paralar akıttığı meyhanecinin işleri bozulur. Bunun üzerine meyhaneci intikamını almak için uzun bir yol katederek Bışr'ın vaaz verdiği mekana gider ve "Sen eskiden içki içen, anasına babasına itaat etmeyip onları kahreden adam değil misin?" diye sorarak sıkıştırmaya çalışır.. Buna cevap olarak Bışr "Ben geçmişte senin sandığından da fazla günah sahibiydim" der.. Evet, ben dahil, Kürdistan'da harekete geçip durumu değiştirmek için aralıksız çaba harcamayan herkes kirli, herkes suçludur.. BİR YANLIŞI ŞU GÜN ŞU SAAT ELEŞTİRMEYE BAŞLAMAK VE ELEŞTİRİYİ KUYTU BİR KÖŞEDE SAKLANARAK SÜRDÜRMEK DEĞİLDİR ÖNEMLİ OLAN.. ÜSTELİK EN BÜYÜK YANLIŞ, EN BÜYÜK GÜNAH BUDUR. YANLIŞ VARSA ONU ÖNLEYİCİ TEDBİRİ ALMAK GEREKİR. BU İSE ÖRGÜTLÜ BİR GÜÇ OLMAKLA MÜMKÜNDÜR. Bunu anlayanlar, bunun gereğini, çabalarını kollektifleştirerek yerine getirmek zorundadırlar. Eğer bunu yapmazlarsa günahları asimilatör zatın günahları ile eşitleşir ve onu aşar.
İşte eğer ben bu yolu takip ediyorsam, eğer aydın dediklerin bu yolu takip ediyorlarsa o zaman kısmen günhlarımı affettiririm, günahlarını affettirirler.
Ben Şiyar'ı, Şiyarlar'ın gösterdiği yolu takip edeceğim.. Ya siz?
Sirac Bilgin

2004-05-08




Gorusunuz