Acaba Şehidler Newroz’u izliyorlar mı?
Yer; Hakkarî..
Vakit; akşam saatleri.
Her yaştan genç insan Newroz Ateşi yakmış etrafında govend’e durmuşlar. Tam da bu sırada kameraya bir görüntü takılıyor. Tepeden tırnağa kesk û sor û zer kırasını (yeşil kırmızı sarı elbisesini) giymiş 6-7 yaşlarında bir bayan takılıyor. İki eli ile tuttuğu ve göğsüne bastırdığı bir fotografla orada öylece duruyor. Fakat kameraman zomluyor bu bayanı.. Kamera bütün ihtişamı ile dünyaya bakan bir çift göze odaklanıyor.. Oradan damlayan gözyaşları.. Fotograftaki belli ki şehit.. Gülümserken gururla bakıyor hemşerilerine. İşte Kahraman bir Millet’in, Halk’ın Newroz’u bu zomlama bütün ihtişamı ile ortaya koyuyor.. o Küçük Bayan şahittir; şehitler Newroz’u izliyor!
Newroz Günleri’nin tam ortasındayız. Bugün Avdar’ın (Edar’ın) 19’u. Güney’den Kuzey’e, Doğu’dan Batı’ya, Kürdistan’ın bütün namuslu insanları ayakta. Şehit Aileleri başta olmak üzere şerefli bir barışı haykıran kitleler dostları şevke getiriyor sevindiriyor, iç ve dış düşmanları sinirlendiriyor, umutsuzluk illetini suratlarına çarpıyor.
Türk Devleti’nin emri ile yazan ve görsel olarak olayları aksettiren basın ve TV’lerin neredeyse yok saydıkları bir Newroz’u yaşamak ayrı bir tad veriyor. Çünkü bu sessizlik Duçe Erdoğan’ın korkudan, halka duyduğu korkudan dolayı içinde yaşadığı karanlıkta ıslık çaldığını göstermez mi?
Gerilla, yani şehadetin en açık adayları, büyük bir coşku ile Newroz’a hazırlanıyorken, Duçe Kuvvetleri Çolig’de dört, Şırnaq’da üç olmak üzere şimdiden yedi Newroz meşalesi daha yaktı. Hassas bölgelere özel muamele devam ediyor.. Vee ilk ağızda yedi can vatanlaştırılıyor.
Yedi can.. Yedi yoldaş.. Yedi sen ve ben..
Yedi aile Newroz’da daha da kızgın olacak!
Zulme kızgın.. İnkara kızgın.. İlhaka kızgın.. Türk Ordusu’nun haince tuzaklarına kızgın. Namertlere kızgın.. İç ihanet belasına kızgın! Cehalete kızgın! Kızgınlıkları ile alçaklıkları boğacak olan yedi aile..
İşte Newroz en fazla onlar gibi vatanlaşanlara yakışır.
Çünkü
Newroz, tarih boyunca “toprağın çığlığı”na cevap olanların eseridir,
Bir avuç özgürlük uğruna tek sermayeleri olan hayatlarını ortaya koyanlar,
Sevdiklerine kavuşmayı ebediyen erteleyenler onlardır..
Bir avuç özgürlük sevdasını en büyük sevda, en büyük namus olarak görenler onlardır.
Varsa anaya babaya.. Yoksa bir yakınları, gezindikleri sokaklara son bir kere bakıp “haydi bir başka hayatta buluşmak üzere” deyip özgürlüğün yolu açmak için savaşanlara yakışır..
Günlerdir arkalarında bıraktıkları yoldaşları, eşleri, dostları Newroz meydanlarına akmaktadırlar. Meydanlarda haykıran her yaştan genç kadın ve erkek yurttaşları “şehid namırın” diye haykırırken onlar, o şehitler bir yerlerden bu kitlelere gülümsüyor olsa gerek..
Evet
Kürt Milleti/Halkı meydanlara akıyor. Milyonlar kolkola yürüyor. Bir gencin dediği gibi;
Özgürlüğe çok isteyen değil, bedel ödeyen erer.
Newroz Şehitler ve aileleri başta olmak üzere ayırımsız tüm özgürlük, bağımsızlık esirlerine, emekçilere, kadınlara ve dostlara kutlu olsun..
2011-03-19
A Sirac Kekuyon